VİRGÜL DERGİSİ KAPANIYOR


27/10/2009 · Kategori: Dergiler

Daha çok kitap haberleriyle, kitap eleştirileriyle ve incelemleriyle tanıdığımız, bildiğimiz Virgül dergisi kapanacağını bildirdi. Önceleri aylık olarak yayın süren Virgül, bir zaman sonra iki aylık periyotlarla yayınlanmaya başladı. şimdi ise kapanıyor. Dergide yer alan kapanış haberini olduğu gibi alıntılıyoruz.

Virgül, editörün köşesinin baştacı edilmediği, hatta editöryal notların birkaç yılda bir, çok önemli durumlarda belirip sonra yine kayıplara karıştığı bir dergi oldu hep. İşte böyle çok önemli durumlardan biri: Okumakta olduğunuz, Virgül’ün son sayısı. Ekim 1997’den beri, 12 yılı aşkın bir süredir aralıksız yayımlanmakta olan dergimiz tahmin edilebilecek ekonomik zorluklar ve dağıtım sorunları yüzünden yayın hayatını sona erdiriyor. – Aslında Virgül için çok uzun zamandır ciddileşmiş sorunlar bunlar; bir yıl önce derginin periyodunu iki aya çıkararak geçici bir çözüm denemiştik… Editörden köşesi de en son bir yıl önce, periyot değişikliğinin duyurusu için kullanılmıştı. Bir de derginin kapandığı söylentilerinin asılsız olduğunu belirtmek için. Bu kez kulağımıza bir şey gelmedi, ama söylentiler doğru: Kapanıyoruz.

12 yıl boyunca 131 sayı yayımlanmış; çok güzel sayılar yaptık, daha az güzelleri de oldu, hatta çok içimize sinmeyen sayılar da… Ama belli bir ortalamanın üzerinde kalmayı, en başta tasarladığımız formatın, en baştan beri oturtmaya çalıştığımız duruşun dışına çıkmamayı başarmış sayabiliriz kendimizi.

Virgül’ün ardında bir iz bırakmış olacağını umarız.

Virgül arşivinin, son yılların yayın dünyasına gürültüden uzak, serinkanlı bir ayna tutmaya devam edeceğini söyleyebiliriz belki. Başka ne denebilir? Tabii ki üzgünüz. Dergi öncelikle bir alışkanlıktır, okuyanlar için olduğu kadar onu hazırlayanlar, ona emek verenler için de. Biz mutfaktakiler, doğrusu Virgül’e çok alışmıştık.

Virgül’e bunca yıl boyunca emek vermiş herkese, yazarlarımıza, okurlarımıza, katkıda bulunanlara, abonelerimize, dergiyi destekleyen yayınevlerine çok teşekkür ederiz.

Etiketler: virgül, virgül dergisi, virgül dergisi kapanıyor

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

YEDİ İKLİM, 234, EYLÜL 2009


25/9/2009 · Kategori: Dergiler

YEDİ İKLİM, 234, EYLÜL 2009

 

Kapakta üç fotoğraf var. Ömürlerinin film şeridi tamamlanmış. İlki derginin hikayecilerinden Fatma Rana Çerçinin babası, ikincisi Türk müziğinin önemli icracılarından Bekir Sıdkı Sezgin ve sonuncusu da geçtiğimiz ay vefat eden Beyaz Sinemanın, Milli Sinemanın hem fikir babası hem de ilk örneklerini ortaya koyan Yücel Çakmalıya ait fotoğrafların. Üçüne de rahmet dileyelim.

 

Osman Bayraktarın Yaşantılar adlı gezi inceleme yazıları devam ediyor, fotograflar eşliğinde. Bu kez Atinayı anlatıyor bizlere. Ali Haydar Haksal, geçen sayıdan devam ediyor Servantesin bir hikayesinden yola çıkarak batılıların İslama ve Türke bakışını. Bu anlamda Bayraktarın yazısı ile Haksalın yazısını peş peşe okumak aradaki zaman örtüsünü kaldıracaktır. Yeprem Türk neo-metafizik başlığı altındaki yazılarına devam ediyor uzun uzun, ironi dolu. Bünyamin Yılmaz Yücel Çakmaklı ve Milli Sinema üzerine, Haksal, Kadir Tanır öyküsü üzerine yazmış. İsmail Demirel bayram üzerine bir yazı denemiş.

 

Dergide uzun zamandır görmeye alışık olmadığımız bir şey var: Röportaj. Hem de iki tane birden. İlki Akif Kuruçayla yapılmış. Ümit Savaş Taşkesen sormuş, Kuruçay cevaplamış. İkinci söyleşi de Bekir Sıdkı Sezginin oğlu Kudsi Sezgin ile babası üzerine Mehmet Temelli tarafından gerçekleştirilmiş.

 

İki çeviri var dergide. Biri daha önce de hikayelerini okuduğumuz Zekeriya Tamire ait Yok Edilen Halk adını taşıyor ki, enfes bir hikaye. Halim Öznurhanın çevirdiği hikaye son zamanlarda okuduğumuz toplumsal vurdumduymazlığı işleyen güzel hikayelerden. İkinci çeviri ise Mustafa Burak Sezer tarafından yapılmış Hgup Salguoda ait bir şiir.

 

Yeniden okumalardaki sayfaları ise Yunus Emre Özsaray, Aykut Nasip Kelebek, İsmail Demirel ve Ali İhsan Yıldız yazmış. Özellikle Özsarayın, Dede Korkut ile ilgili söyledikleri es geçilmeyecek cinsten. Kamil Eşfak Berki, tecrübenin ince eleğinden geçirerek yazdığı gidişata dairlere devam ederken bu kez neo-epik şiire değinmiş ve yazısını şöyle bitirmiş: Başka yerdeki oluşmuş epik sesi, genç yeteneğin kendi doğal sesi sanması, kendi başlangıcını bulamaması demektir. Tehlikenin ta kendisidir.

 

Dört öykü var bu sayıda Ömer Say, Fatma Rana Çerçi, Yunus Emre Özsaray ve Handan Özduygu bu sayıdaki öykü sahipleri.

 

Dergi sayfalarını Zafer Acarın uzun soluklu I love you’m adlı şiiriyle açıyor. Son zamanlarda uzun soluklu şiirler yazan Acarın aldığı derin nefes bitmemiş gözüküyor. Şarapnameden sonra okuduğumuz en uzun soluklu şiiri. Fatma Şengil Süzer, Hüseyin Karacalar, Abdülkadir Akdemir, Ali Karan, Burcu Akkanlı, Orhan Özekinci, M. Ali Özdoğan, Serdar Arslan, Abdülkerim Yılmaz derginin diğer şairleri.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

SON MODEL TÜRK EDEBİYATI, EDEBİYATLIK 2011 ŞİİR YILLIĞI


8/9/2009 · Kategori: Dergiler

SON MODEL TÜRK EDEBİYATI, EDEBİYATLIK 2011 ŞİİR YILLIĞI

 

Gerek Edebiyat Ortamı, gerekse de Fayrap uzun zamandır ilan ediyor yıllık çıkaracağını. Fayrapın yıllığı yeni yılın ilk ayında hazır olacakken, Edebiyat Ortamının yıllığı yeni yılın martında piyasada olacak. Bir şey daha. Fayrapın yıllığı iki yılı birden içerecek. Bilindiği gibi Kitap-lık da her yeni yılın ilk ayında okuyucularına yıllık veren bir dergi. Bir ara Adam da yıllık veriyordu. Şimdi kapandı.

 

Bu arada, geçtiğimiz günlerde Fayrapın blogunda Editör Olmak Zor İş adlı yazıda Hakan Arslanbenzer, Türk şiirine kazandırdığını düşündüğü şiirleri sıralamış. Böylece Arslanbenzerin hazırlayacağı yıllıkta kendi dergisinden kimlerin gireceğini görmüş olduk.

 

Yine bu bağlamda Edebiyat Ortamı dergisi 10. sayısında (2009 Eylül-Ekim), düzenlediği 2009 Şiir Ödülü yarışmasında dereceye giren şairlerle mansiyon kazananların şiirlerini yayınladı. Böylece Edebiyat Ortamı da hazırlayacağı yıllıkta yer vermeyi düşündüğü kimi şairlerin şiirlerini böylece ortaya koymuş oldu.

 

İnşaallah, biz de 2011 Ocak ayına değin blogumuzun Şiirler kısmında gelecek senenin hamulesi olarak düşündüğümüz şiirleri yayınlayacağız. Yani biz de kendi yıllığımızı buradan duyuracağız okuyucularımıza.

 

Görelim Mevla neyler

 Neylerse güzel eyler

Yazının Devamını Oku...

Yorum (1) Yorum yaz!

FAYRAP, EYLÜL 2009, 19.SAYI


8/9/2009 · Kategori: Dergiler

FAYRAP, EYLÜL 2009, 19.SAYI

 

50 kuruşluk bir zamla açıyor fayrap sezonu. 19. sayısıyla okuyucuya el sallayan fayrap, kapağa alpaçinoyu taşımış, elindeki silahtan etrafa ve derginin adına kanlar fışkırmış. Bu kapağı tutmadık. Şiddete karşıyız ya, ondan olacak. Popülist edebiyat dergisi fayrapın arka kapağındaki ‘dostum dostum’ türküsünü bize gülay söylüyor, güzel bir fotoğraf eşliğinde.

 

66.doğum yılı münasebetiyle ismet özele doğum günü armağanı adlı bir bölümü kapağa taşımış dergi. Bu bölümde ahmet güntan, hakan arslanbenzer, ali akyurt, fazıl baş ve murat sözer kalem oynatmış. Arslanbenzerin yazısına ilave edeceğimiz nokta, özel’in abdulkadir es-sufiden ‘cihat’ adlı bir kitap daha çevirmiş olmasıdır ki, zannediyoruz, bu kitap yasaklandı. ali akyurt, özel biyografisi yazmış. Baş, erbain etrafında özelin şiirine değinirken; sözer, erbain sonrası şiirine değinmiş özelin. Ahmet güntan, ismet özelle ilgili olarak kendi sormuş, kendi cevaplamış. Yazısını hilmi yavuzun bir yazısı üzerinden kotarmış.

 

Derginin meşrutiyet devri edebiyatı bölümünde esma güneş refik halit karaya değinmiş. Çoğu biyografik bilgilerden ibaret bir yazı olmuş.

 

Kitap bölümünde, elif şafakın eleştiri üstüne eleştiri alan ve fakat çok satanlar listesinde ilk sırada yer alan aşk adını verdiği romanını eleştirmiş a. hamit kılıçkaya, ilginç bir üslupla. Yeni şafakta dücane cündioğlunun üç gün devam yazısını okuduktan sonra kitapla ilgili, başkaca bir yazı kesmez zannederiz okuyucuyu. Murat küçükçifçi, oğuz karakaşın şiirini irdelemeye çabalamış ve şiirinde teklif yoksa, siyaset yoksa; anlamsız, bugüne hiçbir şey söylemeyen laflar birikiyor şairin şiirinde demiş anladığımız kadarıyla. Mesut bostan, alper çeker’in muhalif türk romanı adlı kitabını konu edinmiş yazısında. İyi bir yazı olmuş.

 

Bu sayıda m.arkundan bir çeviri daha var: günümüzde islam, şehircilik ve insanın varlığı adlı metni, fatma kaya çevirmiş. Derginin son yazısı orkun elmacıgile ait bizim aile adını taşıyor. Yazar aynı adlı filmden yola çıkarak çok sevdiği halkı niçin sevdiğini anlatmaya çabalamış.

 

Derginin ilk yazısını daha önceden, fayrapın blogspotunda okumuştuk. Arslanbenzer sokak kavgalarında (internette) mitralyöz olarak kullandığını ifade etmişti blogu. Aynı yazıyla karşılaşınca dergide, açıkçası bir hayal kırıklığı yaşadık. Beklemiyorduk çünkü böyle bir şey. Madem dergide yayınlayacaktınız internette dolaşıma niçin soktunuz. Ya da internette yayınladınız dergide niçin bastırdınız.. Yoksa sokak kavgalarını dergiye taşımaya mı karar verdiler. Ki, geçen sayıda ahmet güntanın bir açıklaması vardı. Açıkçası bu durumu yakıştıramadık dergiye

 

Bir hikâye var bu sayıda. Müberra güneyin çevirdiği eudora weltye ait hikâye, aşınmış bir yol adını taşıyor. Yazara ait biyografik bilgilerin de verilmesi iyi olmuş. Hikâye boyunca yazarın fotoğrafları eşlik ediyor okuyucuya.

 

Şiir mi. Evet var ama. Aması da var. Biz bakmıyoruz artık bu şiirlere.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (3) Yorum yaz!

KARAGÖZ, 8.SAYI, TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2009


8/9/2009 · Kategori: Dergiler

KARAGÖZ, 8.SAYI, TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2009

Üç aylık şiir ve temaşa dergisi Karagöz’e ancak Ağustosun ortalarında ulaşabildik. Bilmiyoruz, Karagöz’ün kendisi bir dağıtım sıkıntısı yaşıyor mu, ama okuyucu olarak biz dergiyi bulma sıkıntısı yaşıyoruz. Bir diğer sıkıntı da Temmuz-ağustos-eylül aylarına ait bir derginin basımının geciktirilmesidir. Zaten üç aylık bir dergi. Kanaatimizce dergi fasıl muhabbetine yenik düşüyor. Bilindiği üzere her sayısı ayrı bir fasıl derginin. Bu sayının faslı Türklük ve Şiir, örneğin. Bu fasılları icra edeceklerin elinin ağırlığından ya da fasıl icra edecek hariçten kimselerin bulunamaması, derginin çıkışını geciktiriyor, galiba. Fasıl icracılarına baktığımızda derginin has kalemlerini görüyoruz. Bu da bir durum tespiti olsun.

 

Hakan Şarkdemir, Emre Öztürk, Cem Kurtuluş, Yavuz Altınışık, Enes Özel, Bülent Keçeli, Musab Kırca, Evren Kuçlu, Hasan Değer, Vural Kaya, Murat Üstübal bu sayının şairleri. Enes Özel ile Evren Kuçlu’nun şiirlerini tuttuk.

 

Abdülkerim Teberin fotoğrafları güzel, fakat dergideki çizimsi, çizgimsi görseller ise çok fena.

 

Fasıldaki kalemlere baktığımızda karşılaşacağımız manzara şudur: Osman Özbahçe (Türklük ve Şiir), Serkan Işın (Orijinal Dirençler Müzesi yahut Kuantalanmış İdeallerimizin Peşinde), Evren Kuçlu (Türkün Ekseni Şiirin Ekseni), Yavuz Altınışık (Türk Terkip Şiir), Osman Özbahçe (Türk Şiirinin Menşei).

 

Enes Özel, Altınışık’ın Makyaj Hatası adını verdiği kitabını değerlendirirken; Altınışık da Coppola’nın Apocalypse Now adlı filmi üzerine yoğunlaştırmış dikkatini. Elif Şandan ise kitap-edebiyat-kedi üzerine dikkat çekmiş. Kıraathane bölümünde yine birbirinden ilgisiz gündemi ilgilendirmeyen salt edebi zevk vereceği düşünülmüş kitaplar ve de dizi filmler falan tanıtılmış. Kanaatimizce derginin en atıl bölümü burası. Tez elden bir el atılıp ivme kazandırılsa ve ciddi eserlerin tanıtımına yer verilse dergi adına iyi olur. Örneklendirelim. Murat Güzel, Star’ın Pazar günleri verdiği açık Görüş adlı ekinin bir yerinde her hafta üç dört kitap üzerine tanıtıcı yazılar yazıyor. Bu bölüm inanıyorum ki Kıraathaneden daha çok tutuluyordur.

 

Yıldız Ramazanoğlu At Hikayesi, Fernando Sorrentino Şemsiye Darbeleri adlı hikayeleriyle yer alıyorlar dergide. Şemsiye Darbelerini dilimize kazandıran Bahadır Cüneyt.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

K?ve Sanat